BİLMECELER

BİLMECELER

 

Çocukların yuvası,

Bilgi doludur arası. (Okul)

 

Kitaplardan bilgiyi öğrenir,

Sınıftaki çocuklara öğretir. ( Öğretmen)

 

Bir kapaklı,

Çok yapraklı,

İçinde bilgi saklı (Kitap)

 

Karnı şişik,

Kafaya yapışık  (Burun)

 

Benim iki pencerem var,

Etrafı etten duvar,

Hergün erkenden açarım,

Gece olunca kaparım. (gözler)

 

Etten kantar,

Altın tartar. (kulak)

 

Yarım kaşık,

Duvara yapışık.(kulak)

 

Ben giderim o gider,

İçimde tık tık eder. (kalp)

 

Hiç durmadan çalışır,

Durursa ortalık karışır. (Kalp)

 

İki kapağı açarım,

Lokmaları atarım,

Çiğner çiğner yutarım. (Ağız)

 

Altı mermer, üstü mermer,

İçinde bülbül öter. (ağız)

 

Tuğladan yapısı,

Çamdandır kapısı (ev)

 

Kat kat sefer tası,

İçinde insan sesi. (Apartman)

 

Minicik doğar,

Anne sütüyle doyar.(Bebek)

 

Çatıdan göğe bakar,

Etrafa duman saçar. (Baca)

Kirlenirsem sokakta,

Yıkanırım orada,

Mikroplardan hiç korkmam,

Bırakırım burada,

Suyla, sabun çok boldur,

Burada olmak ne hoştur. (Banyo)

 

Annem en çok zamanı,

Hep burada geçirir,

En lezzetli yemekleri,

Bizim için pişirir,

Haydi bilin bakalım,

Burası neresidir? (Mutfak)

 

Düşmanı kovdu,

Cumhuriyeti kurdu. (Atatürk)

 

Mavi göklerden indim,

Al atlaslar giyindim,

Küçük olsanız bile

Sizlerde var umudum. (Bayrak)

 

Erkekler gider,

Geceleri nöbet bekler. (Asker)

 

Depremde, yangında,

Hemen koşar yardıma,

İlaç, çadır, yemek verir,

Muhtaçları sevindirir. (Kızılay)

 

Deprem felaketinde,

Kızılay’ca kurulur,

Evsiz barksız insanlar,

Sokakta kalmaktan kurtulur. (Çadır)

 

Yeryüzünü sallarım,

Evleri de yıkarım,

Çok canları yakarım. (Deprem)

 

Üfleyerek şişirilir,

Patlatmak gerekir,

Ucuna ip bağlarsan,

Yanında gezdirilir. (Balon)

 

Herkes stada dizilir,

Özel giysiler giyilir,

Cumhurbaşkanımıza,

Geçerken selam verilir,

Coşkuyla geçer bugün,

Bir izleyin de görün. (Bayram töreni)

Kitap okumak istersen,

Oraya koşarsın sen,

Raflardan seçtiğini,

Bir incele istersen. (Kütüphane)

 

Atam orda yatıyor,

Meşaleler yanıyor,

Asker onu bekliyor. (Anıt-Kabir)

 

Renk renk paketlenir,

Çocukları sevindirir. (Şeker)

 

Bayram olur gelirler,

Bizi mutlu ederler. (Misafir)

 

Cici cici giyeriz,

Şeker ikram ederiz,

Elleri öperek,

Para biriktiririz. (Bayram)

 

Ben giderim o gider

Yanımda dum dum eder. (Davul)

 

Göz ile görülmez,

El ile tutulmaz,

Ondan uzak duranlar,

Sağlamdır hasta olmaz. (Mikrop)

 

Kola iğne yapılır,

Mikropları kaçırır. (Aşı)

 

Doktor yazar reçeteye,

İstersen git eczaneye,

İyileşmek istiyorsan,

Kullan onu sen özenle. (İlaç)

 

Güneş girmeyen eve,

O girer seve seve. (Doktor)

 

Suyu terli içersen,

İşte ondan olursun sen. (Hasta)

 

Kağıt üzerinde dans eder,

Silgi, hatalarını siler (kalem)

 

Kitabı, defteri koyarım,

Her gün okula taşınırım. (Çanta)

 

Pişirirsen aş olur,

Pişirmezsen kuş olur. (yumurta)

Kırıldığı zaman işe yarar. (yumurta)

 

Bilmece bildirmece,

Dil üstünde kaydırmaca. (dondurma)

 

Yemyeşil yaprakları var,

Yiyenleri güçlü yapar. (ıspanak)

 

Sarıdır zerdali değil,

Suludur şeftali değil (portakal)

 

Üstü yeşil düğmeli,

Dilim dilim dilmeli. (portakal)

 

Bilmece bildirmece,

El üstünde kaydırmaca. (sabun)

 

Dört köşedir, beş değil,

Başı sudan hoş değil. (sabun)

 

İnek verir bizlere,

Afiyet olsun sizlere. (Süt)

 

Koşu, jimnastik, basketbol,

Bunları yaparak,

Her zaman sağlıklı ol. (spor)

 

Sulu sulu pişirilir,

Sıcak sıcak içilir. (Çorba)

 

Çarşıdan alınmaz,

Mendile konulmaz,

Ondan tatlı,

Hiçbir şey olmaz (Uyku)

 

Şırıngayla vurulur,

Hastalıklardan korur. (Aşı)

 

Baldan tatlı, baltadan ağır,

Elde tutulmaz, çarşıda satılmaz,

Mendile konulmaz, tadına doyulmaz. (Uyku)

 

Biz biz biz idik,

Otuz iki kız idik,

Ezildik, büzüldük,

İki duvara dizildik. (Dişler)

 

 

 

Var varadan var getir,

Karlı dağdan kar getir,

Sağılmamış çiçekten

Çalkalanmış yağ getir. (bal)

 

Küp içinde beyaz uşak (peynir)

 

Hem ısıtır, hem yakarım,

Tüm canlılara bakarım. (güneş)

 

Yazın sönmez,

Kışın görülmez. (Güneş)

 

Her akşam yatar,

Her sabah kalkar,

Hiç uyumayan nedir? (güneş)

 

Bıldırcın budunu kaşır,

Bulduğunu bana taşır. (Kaşık)

 

Fırında pişer,

Mideye düşer. (ekmek)

 

Tıkır tıkır sayılır,

Deste deste yapılır,

Bankalarda saklanır,

Her şey onunla alınır. (Para)

 

Ağaç üstünde,

Kilitli sandık. (Ceviz)

 

Biriktirir, parayı içinde,

Lazım olur, gerektiğinde. (Kumbara)

 

Paraları veririz,

Yolda rahat gezeriz,

Eğer lazım olursa,

Gider oradan çekeriz. (Banka)

 

Düğmesine basılır,

Her tarafı aydınlatır,

İş bitince kapatmazsan,

Faturanı çok kabartır. (Elektrik)

 

Musluklardan akar,

Her yere temizlik katar.

Açık unutursan

Evini basar. (su)

 

 

Benim bir ağacım var,

Her gün bir yaprak döker. (Takvim)

 

İki arkadaş,

Birbirini kovalar. (Gece-Gündüz)

 

Bir salkım üzümüm var,

Yarısı beyaz, yarısı kara. (gece – gündüz)

 

O gelince coşarız,

Hediyeler sunarız,

Bol bol eğlenip,

Bir gün tatil yaparız. (Yeni yıl)

 

Herkes yatar, uyur,

O, uyanık oturur. (Saat)

 

Gökte gördüm bir köprü,

Rengi var yedi türlü. (Gökkuşağı)

 

Mavi bir çarşafım var,

Bütün dünyayı kaplar. (gökyüzü)

 

Çocuklar okula başladı,

Yapraklar da sarardı,

Göçmen kuşlar,

Sıcak ülkelere ulaştı. (Sonbahar)

 

Her şey taze canlıdır,

Güneş daha sıcaktır,

Hayvanlar yavrulamıştır,

Baharın ilk adıdır. (İlkbahar)

 

Güneş etrafı yakar,

Çocuklar şapka takar,

İnsanlar terleyince,

Kendini denize atar. (Yaz)

 

Benim ak saçlı ninem var,

Gece – gündüz yufka açar. (Deniz)

 

Dalgası köpük yapar,

İçinde balık yaşar. (deniz)

 

Kartopunu yuvarladım,

Kocaman gövde yaptım,

Burnuna havuç, gözüne kömür taktım. (Kardan adam)

 

 

Ben giderim, o gider,

Üstümde gölge eder. (Şemsiye)

 

Kışın yanar,

Yazın söner. (Soba)

 

Ağzı var odun yutuyor,

Bacası duman tütüyor,

Yazın pek aranmaz ama,

Kışın cana can katar. (Soba)

 

Aşağı çevirince dolar,

Yukarı çevirince boşalır. (Şapka)

 

Ne canı var ne kanı,

Beş tanedir parmağı. (Eldiven)

 

Gözlerime takarım,

Etrafıma bakarım. (Gözlük)

 

Bulutlardan süzülür,

İnci gibi dizilir,

Çamur olur ezilir,

Bilin bakalım bu nedir. (Yağmur)

 

Kırmızı giysileri,

Beyaz sakalları var,

Hediyeleri vererek,

Yeni yılları kutlar. (Noel baba)

 

Diken diken olurum,

Yaz-kış yeşil kalırım,

Çevre güzelliğine,

Çok katkılar sağlarım. (Çam ağacı)

 

Akşam olur eğlence başlar,

Gece yarısı olunca herkes birbirini kutlar. (Yeni yıl)

 

Akşam olur eğlence başlar,

Gece yarısı herkes birbirini kutlar. (Yeni yıl)

 

Şekere benzer tadı yok,

Gökte uçar kanadı yok. (Kar)

 

Bir çarşafım var,

Her yeri örtemez. (Kar)

 

 

Elsiz ayaksız,

Kapıyı açar. (Rüzgar)

 

Çarşıdan aldım kapkara,

Eve getirdim kıpkırmızı (kömür)

 

Tatil olur verilir,

Çalışkanlar sevinir. (Karne)

 

İçine giysi koyarız,

Sonra tatile çıkarız. (Bavul)

 

Dört ayağı var, yürüyemez. (masa)

 

Bir ağacı oymuşlar,

İçine dünyayı koymuşlar. (radyo – televizyon)

 

Alınca elimize,

“Alo” deriz ilk önce. (Telefon)

 

Sabah erkenden çıkarlar,

Haberleri yayarlar,

Onu alır okursun,

Sen haberdar olursun. (Gazete)

 

Ne ağzı var ne dili,

Konuşur insan gibi. (Mektup)

 

Uzun uzun yollardan,

Bir acayip kuş gelir.

Ne güzel dili var,

Ne söylerse hoş gelir. (Mektup)

 

Mektubu yazarım,

Onun içine koyarım.

Yalayıp kapatırım,

Üstüne pul yapıştırırım. (Zarf)

 

Yürüyerek dolaşır,

Her eve mektup taşır. (Postacı)

 

Dumanı tüter,

Paraların boşa gider.

Onu içersen eğer,

Ciğerini zedeler. (Sigara)

 

Şişeyle girer eve,

Sarhoş eder birdenbire (İçki)

 

Ne yaptığını bilemez,

Güzel araba süremez,

Öyle garip yürürler,

Evine bile giremez. (Sarhoş)

 

Mis gibi bakar,

Etrafa güzellik saçar. (Çiçek)

 

Beyaz beyaz olurlar,

Gökyüzünde dururlar. (Bulut)

 

Uçar dağ gezer,

Uçar bağ gezer,

Uçar iliksiz,

Uçar kemiksiz. (Kelebek)

 

Uzun kulaklı,

Kısa kuyruklu. (Tavşan)

 

Arşın ayaklı,

Burnu bıyıklı. (Tavşan)

 

Bahçede kırda dolaşır,

Evini sırtında taşır. (Kaplumbağa)

 

Burnum turuncu,

Kuyruğum yeşil. (Havuç)

 

Yer altında,

Turuncu minare. (Havuç)

 

Dumanı tüter,

İsterse gider,

Balık değildir,

Denizde yüzer. (Gemi)

 

Ayakları su içer,

Üstünden gelen geçer. (Köprü)

 

Karada bayılır,

Suda ayılır. (Balık)

 

Yolun kenarında durdum,

Önceleri çok korktum.

Üzerine çıkınca,

Trafikten kurtuldum. (Üst geçit)

 

Sıra sıra odalar,

Birbirini kovalar. (Tren)

 

Havalarda dolaştırır,

Yolcuları hızla ulaştırır. (Uçak)

 

Altında dört teker,

Üstünde yük çeker. (Araba)

Yokuş yukarı çıkar,

Yokuş aşağı iner,

Hareket etmez. (Yol)

 

Havada gider,

Askerler biner,

Uçak gibidir,

Pervanesi döner. (Helikopter)

 

Dört arkadaş,

Birbirini kovalar,

Fakat yakalayamaz. (Tekerlek)

 

İnsan içine biner,

Suyun altından gider,

Biraz balığa benzer. (Denizaltı)

 

Canlı gider,

Cansız kovalar. (At arabası)

 

İki tekerleği var,

İnsanı biraz yorar.

Sakın araba sanmayın,

Bambaşka bir adı var. (Bisiklet)

 

Mavi tarla üstünde,

Beyaz güvercin yürür. (Yelkenli)

 

Testereyle keser,

Çivileri çeker,

Tahtayı masa yapar. (Marangoz)

 

Kumaşları seçerler,

Makas ile biçerler,

Ölçüyü iyi alıp,

Sonra giysi dikerler. (Terzi)

 

Gece olunca çalışır,

Hırsızlar ondan kaçışır. (Bekçi)

 

Başında beresi var,

Ağzında piposu var,

Renkleri karıştırır,

Harikalar yaratır. (Ressam)

 

Başında büyük şapkası,

Elindedir kepçesi,

Lezzetli yemeklerin,

O dur ilk deneyicisi. (Aşçı)

 

Saçları keser,

Sakalları traş eder. (Berber)

 

Kola batırılır,

Onunla aşı yapılır. (İğne)

 

Boynumuza takılır,

Düğmesine basılır,

Poz verdiğimiz anlar,

Kartonlara basılır. (Fotoğraf makinesi)

 

Fotoğraf makinesi elinde,

Konuşur başka dilde,

Ona iyi davranırsan,

Anlatır ülkesinde. (Turist)

 

Kat kat çiçek,

Yemeği yenecek. (Karnabahar)

 

Bir kızım var,

Kat kat çeyizi var. (Lahana)

 

Bahçede bohçam kaldı. (Lahana)

 

Kat kat katmer değil,

Yenir ama meyve değil. (Soğan)

 

Bir bacağım var,

Bir de şapkam. (Mantar)

Yorum Yaz